Tarhan “Kanun teklifinde amaç ihracatçıya finansman sağlamak deniyor. Ama içeriğe geldiğimizde ise yine torba süslü bir paket halinde önümüze getirilmiş. Teklifle bir şirket kuruluyor. Aslında bu şirket çoktan kurulmuş, İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’nin ana sözleşmesi 13 Ekim 2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmış durumda. Yani şirket önce kuruluyor sonra Meclise deniyor ki hadi sen bu şirketi yasallaştır. Şirketin kayıtlı sermaye tavanı 50 milyon TL. Şirketin başlangıç sermayesi 10 milyon TL. Peki kim ortak bu şirkete? Türkiye İhracatçılar Meclisi %95, Türk Eximbank %5 hisseye sahip. Şirketin Yönetim Kurulu üyelerine baktığımızda TİM’in başkanı İsmail Gülle, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, hem Eximbank’ta hem Şirkette yönetim kurulu üyesi. Eximbank’ın Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ali Güney, İhracat Genel Müdürü Özgür Volkan Ağar, bu şirketin de yönetim kurulunda… Her birine en az 2 ücret ödeneceği yasa ile garanti altına alınıyor. Birden fazla görev ve ücret alışkanlığı bu Teklife de damga vuruyor. Daha ötesi Ağustos 2021’de görevden alınan Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü Kasım Akdeniz şirketin yönetim kurulu üyesi…Bu şirketi tanıtırken ihracatçı için KGF kuruyoruz diyenler görevden aldıkları genel müdürü burada yönetim kurulu üyesi yapıyor. Böyle bir şey olamaz krediyi verenle krediye kefil olan aynı” diyerek teklife bu yönüyle karşı olduklarını söyledi.
“Birden fazla görev ve ücret alışkanlığı bu Teklife de damga vuruyor” diyen Tarhan, ihracatçıya yapılacak desteklerin yeni rantlara zemin oluşturmaması gerektiğine dikkat çekti.
“İhracatta şaha kalktık deniyor ama diğer ülkelerle kıyasladığımızda nal toplayan atlar gibiyiz”
Tarhan, “2002 yılında Türkiye’nin ihracatı 36 milyar dolardı. 2020 yılında ise ihracatı 169 milyar dolara yükseldi diyoruz. Bu şekilde baktığımızda ihracat oranının arttığını söyleyebiliriz. Ancak karşılaştırma yaptığımızda ihracatımız diğer ülkelerin gerisinde kalıyor. Almanya’nın 2020 yılı ihracatı 1 trilyon 378 milyar dolar Türkiye’nin ihracatı bu rakamın %15’i etmiyor. Pandemiye rağmen rekor kırdık denilen 2020 yılında Türkiye’nin ihracatının milli gelirine oranı %28.6. Battı denilen Yunanistan’da bu oran %31,9, haritada yerini gösteremeyeceğiniz Myanmar’ın ise %29 oldu. Türkiye düşük katma değerli ürünleri ihraç ederken, yüksek katma değerli ürünleri ithal ediyor. Övündüğümüz ihracatımızın durumu ortada. İhracatta şaha kalktık deniyor ama diğer ülkelerle kıyasladığımızda nal toplayan atlar gibiyiz.” diyerek iktidarı sert dille eleştirdi.
“İhracatçının derdine çözüm değil”
Üreticilerin, ham maddelerini temin etmekte zorlandığını, ihracatçıların konteyner fiyatlarında %100’leri aşan fiyat artışlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Tarhan, “Bakır fiyatları son bir yılda %38 artarken, çelik fiyatları %40, alüminyum ise %48 artış gösterdi. Son zamanlarda artan hammadde fiyatları ve enerji maliyetleri üreticiyi zorluyor. Öncelikle yapılması gereken üretim maliyetlerini azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu temel problemler çözülmeden bir yere varmak mümkün değildir. Bu teklif bu sorunların çözümüne çare değil.” dedi.
“Yine bir torba yasa ile Anayasa ihlal ediliyor”
Komisyonda Kanun teklifinin İçtüzük gereğince öncelikle Anayasaya uygunluk yönünden değerlendirilmesini talep ettiklerini kaydeden Tarhan, “Torba yasa uygulamasının kanun yapma tekniğini zedelediğini defalarca söyledik. Ancak hala benzer şekilde teklifler önümüze konuluyor. Torba kanun uygulaması anayasaya aykırıdır! Meclise, ellinci torba teklif olarak getirilen bu Teklifle, 13 kanunda 17 maddede değişiklik yapılıyor. Teklif içine ne bulunsa atılmış tam bir torba yasa. Yasaların bu şekilde yapılmasını uygun bulmuyoruz” dedi.
“Birden fazla görev ve ücret alışkanlığı bu Teklife de damga vuruyor” diyen Tarhan, ihracatçıya yapılacak desteklerin yeni rantlara zemin oluşturmaması gerektiğine dikkat çekti.
“İhracatta şaha kalktık deniyor ama diğer ülkelerle kıyasladığımızda nal toplayan atlar gibiyiz”
Tarhan, “2002 yılında Türkiye’nin ihracatı 36 milyar dolardı. 2020 yılında ise ihracatı 169 milyar dolara yükseldi diyoruz. Bu şekilde baktığımızda ihracat oranının arttığını söyleyebiliriz. Ancak karşılaştırma yaptığımızda ihracatımız diğer ülkelerin gerisinde kalıyor. Almanya’nın 2020 yılı ihracatı 1 trilyon 378 milyar dolar Türkiye’nin ihracatı bu rakamın %15’i etmiyor. Pandemiye rağmen rekor kırdık denilen 2020 yılında Türkiye’nin ihracatının milli gelirine oranı %28.6. Battı denilen Yunanistan’da bu oran %31,9, haritada yerini gösteremeyeceğiniz Myanmar’ın ise %29 oldu. Türkiye düşük katma değerli ürünleri ihraç ederken, yüksek katma değerli ürünleri ithal ediyor. Övündüğümüz ihracatımızın durumu ortada. İhracatta şaha kalktık deniyor ama diğer ülkelerle kıyasladığımızda nal toplayan atlar gibiyiz.” diyerek iktidarı sert dille eleştirdi.
“İhracatçının derdine çözüm değil”
Üreticilerin, ham maddelerini temin etmekte zorlandığını, ihracatçıların konteyner fiyatlarında %100’leri aşan fiyat artışlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Tarhan, “Bakır fiyatları son bir yılda %38 artarken, çelik fiyatları %40, alüminyum ise %48 artış gösterdi. Son zamanlarda artan hammadde fiyatları ve enerji maliyetleri üreticiyi zorluyor. Öncelikle yapılması gereken üretim maliyetlerini azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu temel problemler çözülmeden bir yere varmak mümkün değildir. Bu teklif bu sorunların çözümüne çare değil.” dedi.
“Yine bir torba yasa ile Anayasa ihlal ediliyor”
Komisyonda Kanun teklifinin İçtüzük gereğince öncelikle Anayasaya uygunluk yönünden değerlendirilmesini talep ettiklerini kaydeden Tarhan, “Torba yasa uygulamasının kanun yapma tekniğini zedelediğini defalarca söyledik. Ancak hala benzer şekilde teklifler önümüze konuluyor. Torba kanun uygulaması anayasaya aykırıdır! Meclise, ellinci torba teklif olarak getirilen bu Teklifle, 13 kanunda 17 maddede değişiklik yapılıyor. Teklif içine ne bulunsa atılmış tam bir torba yasa. Yasaların bu şekilde yapılmasını uygun bulmuyoruz” dedi.
























