"Down sendromu bir eksiklik ya da hastalık değil farklılıktır. İnsanlarda 46 kromozom bulunmaktadır. Down sendromlu bireylerde ise kromozomun 47 olduğu ve bölünürken dağılmadığı gözlenmektedir. hisleri çok kuvvetlidir, öğrendiklerini kesinlikle unutmazlar, kin nefret beslemezler, hisleri hassastır”
Tüm dünyada 6 milyon civarında Down sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye'de tam bir veri yok ama yaklaşık 70.000 Down sendromlu kişi olduğu tahmin ediliyor.
Down sendromu olan çocuklar’da Hafif veya orta seviye zihinsel ve fiziksel gelişim geriliğine sebep oluyor. dünya sağlık örgütünün verilerine göre 800 doğan bebekten birisi down sendromlu olarak doğuyor.
Down sendromlu kardeşlerimizin uygun eğitim programları ile pek çok başarıya imza atmaları bizleri çok mutlu ediyor. Görüyoruzki engelli kardeşlerimiz yeterli imkan verildiğinde memleket millet için önemli çalışmaların içerisinde oluyorlar, toplum hayatı içinde anlamlı hayatlar kuruyorlar.
Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Bu yüzden hayallerimize sınır koymamalıyız. Bir yandan hayallerimiz sınırsız da olsa çocuğumuzu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapmanın onun mutluluğunun anahtarı olduğunu da unutmamalıyız.
Zihinsel engelli olmak duygusal engelli olmak demek değildir. Down sendromlu bebekler her şeyden önce bebeklerdir. Beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebekler olacak. Down sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, aşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, kapıları vurup bangır bangır müzik dinleyen, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar
Tüm dünyada 6 milyon civarında Down sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye'de tam bir veri yok ama yaklaşık 70.000 Down sendromlu kişi olduğu tahmin ediliyor.
Down sendromu olan çocuklar’da Hafif veya orta seviye zihinsel ve fiziksel gelişim geriliğine sebep oluyor. dünya sağlık örgütünün verilerine göre 800 doğan bebekten birisi down sendromlu olarak doğuyor.
Down sendromlu kardeşlerimizin uygun eğitim programları ile pek çok başarıya imza atmaları bizleri çok mutlu ediyor. Görüyoruzki engelli kardeşlerimiz yeterli imkan verildiğinde memleket millet için önemli çalışmaların içerisinde oluyorlar, toplum hayatı içinde anlamlı hayatlar kuruyorlar.
Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Bu yüzden hayallerimize sınır koymamalıyız. Bir yandan hayallerimiz sınırsız da olsa çocuğumuzu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapmanın onun mutluluğunun anahtarı olduğunu da unutmamalıyız.
Zihinsel engelli olmak duygusal engelli olmak demek değildir. Down sendromlu bebekler her şeyden önce bebeklerdir. Beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebekler olacak. Down sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, aşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, kapıları vurup bangır bangır müzik dinleyen, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar
























