Habere konu olayda Kemal Muştu, acentemizden 4 kişilik ailesi ile katılım sağladığı Meksika-Cancun turunu 194,960,01 TL karşılığında satın almış ve satın aldığı tur paketine dahil olan tüm içeriklere ilişkin, otel biletleri ve uçak biletleri alınmış, ayrıca aile adına vize işlemleri takip edilerek vizeleri de alınmış ve aile tura başlamış, ülkemiz sınırından çıkış yaparak Meksikaya ulaşmıştır. Ancak Meksika sınırında ilgili ülkenin kolluk kuvvetleriyle problem yaşamış ve bu nedenle ülkemize geri gönderildiği bilgisi de sonradan edinilmiştir.
Kemal Muştu ve avukatı kendisine Meksika görevlileri tarafından verilen evrakta, otel evraklarının sahte olması nedeniyle ülkeye alınmadıklarının görüldüğünü iddia etmektedir. Hiçbir şekilde yazıda acentemizin evraklarının sahte olduğu yahut otel evraklarının sahte olduğu belirtilmemektedir. Nitekim otel evrakları da uçak biletleri ve diğer tüm evraklar gibi mevcuttur ve bu evraklar sunularak Konsolosluktan aile adına vize alınmıştır. Evrakların sahte olması mümkün değildir. Yolcu tarafından kendi getirdiği evraklarda da sıkıntı bulunması mümkün olduğu gibi, Meksika görevlilerinin yolcuyu şüpheli görmesi veya sınırda yolcu ile yaşanan bir olay üzerine ülkeye almaması da mümkündür.
Bilindiği üzere, son zamanlarda Meksika sınırından ABD’ye geçiş yapılarak iltica edilmekte ve bu nedenle Meksika sınır polisi sınıra giriş yapan kişileri turist olarak görmeyerek ülkeye kabul etmemekte ve geri gönderebilmektedir. Somut olayda da yetkililerin yolcuları göçmen veya ilticacı olarak görüp ülkeye almamış olmaları mümkündür.
Yolcu hem telefonunun Meksika görevlileri tarafından alındığını iddia etmekte hem de bu sürede kendisine acentemiz tarafından ulaşılmadığını iddia etmektedir. Ancak telefonlarına el konulan yolcular tarafımıza ülkeye geri gönderildikten sonra ulaştığından, sınır noktasında yaşanan olaylardan acentemizin bilgisinin olması mümkün olmadığı, bilgisi olsa dahi müdahale imkanının olamayacağı açıktır.
Söz konusu olay yargıya taşınmış olup henüz ilk duruşması gerçekleşmemiştir. Somut olayda, yargı sürecinde olan bir hukuki uyuşmazlığa ilişkin olarak, haksız olunmasına rağmen, karalama kampanyası yürütülerek haklı çıkmaya çalışılmakta, acentemizin ticari itibarı zedelenmekte ve marka itibarına kast edilmektedir. Aynı zamanda yargı makamları da yanıltılmaya çalışılmaktadır."



























